Reklam
Reklam
$ DOLAR → Alış: 5,55 / Satış: 5,57
€ EURO → Alış: 6,39 / Satış: 6,41

UMUDUMU DİRİ TUTAN İNSANCIL

UMUDUMU DİRİ TUTAN İNSANCIL
  • 19.09.2018
  • UMUDUMU DİRİ TUTAN İNSANCIL için yorumlar kapalı
  • 161 kez okundu
Reklam

 

 

 

“Her kışın yüreğinde titreyen bir bahar vardır

her gecenin pençesinin ardında

tebessümle bekleyen bir şafak vardır.” H.Cibran

 

Ülkemden ayrılalı üç yıl oldu. Ellisinden sonra sevdiklerinden çocuklarından ayrılan bir insana Avrupa değil; cennet bile cehennem olur. Özlemlerime yaren olan, umudumu diri tutan, Aylık Kültür Sanat Dergisi İnsancıl oldu.  Üç yılın son dört ayı dışında; İnsancıl Dergisi’ni, her ay sevgilimi bekler gibi sevinçli heyecanla bekledim. Son dört ay kaygılı. Kaygım Berrin Taş’ın ve Cengiz Gündoğdu’nun sağlık sorunlarının nüksetmiş olmasıydı.

 

Bugün Fransızca dil kursu dönüşü posta kutusunu yine kaygıyla açtım. İnsancıl Dergisi’ni, 2002 yılında İnsancıl Atölyesi katılımcısı olduğumda tanıdım.16 yıllık İnsancıl okuruyum. Toplamda 192 sayı okumuşum. 1-192 sayısına değin tek bir sayı dışında ilk okuduğum her zaman; Cengiz Gündoğdu’nun, Yıldız Güncesi olmuştur. Bu biride İnsancıl Dergisi’nde ilkyazım yayımlandığında ötelemiştim. 1-192 sayı arasında benimde birçok şiirim, yazım yayımlanmıştır. İlkyazımın dışında,” Yıldız Güncesi’ni “okuma önceliğimi değiştirmedi hiç.

 

Bugün İnsancıl Dergisi’nin 338 sayısını aldım. Okuma önceliğim olan Yıldız Güncesi yerine Berrin Taş’ın; “Cengiz Gündoğdu’nun sayrılanmasıdan dolayı yazılarına bir süre ara veriyoruz. ”  Cümlesini okudum. İçim daraldı. Nereye gideceğimi bilmeden çıktım evden. Bilincim geriye kaydı. Kendimi İnsancıl Şiir Kalkışmaları anında yakaladım. Sennur Sezer, Uğur Hacıhanefioğlu, Ruşen Hakkı, Kemal Özer, Güngör Gençay gülerek geçtiler gözlerimden. Şairlerimizi Chartres’te ki ender bulunan ağaçlı parkta gülüşürken bırakıp eve döndüm.

 

Cengiz Gündoğdu’nun, Yıldız Güncesi’nin yerine ne konulmuş diye derginin kapağını yeniden açtım. Cengiz Gündoğdu’nun, Asım Bezirci’yle Düşsel Konuşma’sını okurken yine bilincim İnsancıl Şiir Atölyesi’ne kaydı. Gözlerim buğulandı. Berrin Taş’ın öncülünde İnsancıl Şiir Atölyesi’nde ki arkadaşlarla “İkinci Yeni” üzerine ateşli tartışmamızdan kendi sesimi duyuyorum;” İkinci Yeni toplumsal şiirin önünü tıkamakla kalmadı, üstelik toplumsal damarını yaralamıştır.” Cengiz Gündoğdu’nun,  Asım Berzirci’yle Düşsel Konuşma’sı okurken;  İkinci Yeni, şiirini iyi kavradığıma daha çok kanı oldum.  Üstelik Asım Bezirci gibi naif dille değil dikenli dille eleştiriyorum.  Şu an sanal ortamda o kadar, İkici Yeni ardılları türedi ki toplumcu şiirin ışığını taşıyanlar parmakla gösterilip, sayılacak kadar az. 

 

Kemal Özer, İnsancıl Şiir Atölyesi’ne bir dönem 15 günde bir gelirdi. Daha sonraları ayda bir geldi.  Şiirini, İkinci Yeni, formatında oluşturunca şairliği İkinci Yeni şairi olarak ünlenmiş oldu.  İster istemez o dönemle ilgili sorular sorardık. Güncelimizde ise K.Özer toplumcu şiirin aydınlık gür sesiydi. İnsancıl Şiir Atölyesi katılımcıları olarak hepimiz şiirlerine öykünür saygıyla takdir ederdik.  “İkinci Yeni “ dönemi şiirlerini yok saymış. Tam on yıl şiir yazmamış. Şu an bile kulaklarımda çınlar sesi. Tam olarak söyleşi arası kurduğu bütün cümleleri anımsamıyorum. K.Özer’in kurduğu özgün cümlelerle eş değer olmasa da yakın olduğunu varsayın. Şöyle demişti; “ Şiirimde bir kusur, hata vardı. İçime sinmeyen tuhaf bir durumun ne olduğunu kendimde bulamıyordum. Bunun üzerine on yıl şiir yazmadım. Eksiğim, yanlışım nerede diye düşündüm. İkinci Yeni şiirinin soyut kapalı karanlık, anlamı daraltan biçimci, imgeyi içeriğin üstüne çıkaran anlamsız biçim güzeli söz öbeği olduğunu gördüm. Kendi hatamı eksiğimi içselleştirdikten sonra toplumcu şiir yazama yöneldim. İkinci Yeni şiiri bizde ki burjuva dilidir. “

 

Cengiz Gündoğdu’nun star sistemi olarak edebiyata armağan ettiği sözcükle tanımlaya biriz İkinci Yeni’yi. Buna çok kızacaklar solda durup sağda olan kümenin star sözcüleri. Asım Bezirci’yi, Bedrettin Cömert’i az mı yerden yere vurmuş Nurullah Ataç. Ataç’ın edebiyatımıza hizmetini yok saymayanların birincisi de yine A. Bezirci’dir. Toplumcu kalemi, öznel kalemden ayıran ilkesel özellik; eserle yaratıcısını birbirinden ayırarak değerlendirmedir. Nurullah Ataç, eseri değil yaratıcısını değerlendirip eleştiren kalemlerimizdenmiş. Asım Bezirci’den sonra yaratıcıyla eseri birbirinden ayırarak değerlendiren eleştirmen yoktur desem Cengiz Gündoğdu’ya büyük haksızlık etmiş olurum. C.Gündoğdu kendisini bir eleştirmen olarak ilan etmedi. Görünen köy kılavuz istemez. Star sistemin birçok kalemi Gündoğdu’nun eserlerini görmemezlikten geldi. Görenlerde eleştirecek bir şey bulanmayınca öznel saldırıya geçtiler. Edebiyat alanında olmasını istemediler, istemezlerde.

 

Türk toplumu geleneğinde mi vardır yediği kaba tükürmek. Dünyaya insanların tükürdüğüne yüzde yüz eminim. Dünya bunu sel, deprem kasırga, küresel ısınma olarak insanlara iade ediyor. Edebiyat çevresinde yediği kaba tükürmek günümüz modası oldu. Sınıflar arası tükürükler benimizi düşümüzü bekler. Ben bunu şerbet olarak içerim. Mide mi bulandıran solun, sol içinde ki tükürüğüdür. İnsancıl Dergisi, Berrin Taş, Cengiz Gündoğdu edebiyat çevresinde en çok tükürülenlerden ve dedikodusu yapılanlar olmuştur. Star sisteminin kalemlerine gülüp geçtiler. Düşünsel olarak besledikleri onca ağzın tükürüğünden dedikodusundan içte içe yara aldılar. Birden hastalıklarının nüksetmesi bence içten içe atılan yaralı kırgınlıklarının beden dilinden dışa vurumudur. Acil şifalar ve bir daha ki sayılarda Yıldız Güncesi’ni okumayı bütün kalbimle, içtenliğimle diliyorum.

 

Taş ve Gündoğdu’nun tek dertleri insanlığın onurla, edebiyatın estetikle boylanmalarını istemekti. Şan, şöhret, kariyer para ellerinin tersiyle öteleyen azınlığının onurlu simgesidirler. Nice insanlar gelip İnsancılda akan suyu testisine doldurup gittiler. Çok güzel eserler verdiler. Birçoğu da ne testi oldurdu ne kırdı. Geldikleri gibi gittiler. Geldikleri gibi gidenlerin; İnsancıl, Taş, Gündoğdu hakkında dedikodu yapmasına aldırmadılar. Gülüp geçtiler.

 

C.Gündoğdu’ya geçmiş olsun demek için başladığım yazının bu kadar dallanıp budaklanması hep İkinci Yeni kızgınlığı ve Yıldız Güncesi’nin yazılmayışından. G. Gündoğdu, edebiyatımıza çok katkı sunmuştur. B.Taş’ İnsancıl’da yetişen şairlerin şiir annesi Gündoğdu sosyal gerçekçi estetik edebiyatın babasıdır.  C.Gündoğdu’nun yazar, denemeci, öykücü, tiyatrocu hatta felsefecilerin üzerinde çok emeği var. İnkâr edenlerin, görmeyenlerin sağda durup sol görünenlerin canı cehenneme. Saygıyla, özlemle selamlıyor uzun sağlıklı ömürler diliyorum…

19 Ekim’018 Fransa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Reklam
Kızılcaköylü kadınlar bu kez Meydan’dan haykırdı
Efeler ilçesine bağlı Kızılcaköy Mahallesi’nde kurulmak istenilen jeotermal santraline karşı çıkan ve çoğunluğunu kadınların oluşturduğu topluluk, Atatürk Kent Meydanı’nda oturma...
Yaşamı Çeken Usta Yaşama Veda etti
Fotoğrafın büyük ustalarından Ara Güler yaşama veda etti. Akşam saatlerinde kalp krizi geçiren Ara Güler hastaneye kaldırıldı. Yapılan tüm müdahalelere...
Kentsel Dönüşüm Kaosu
Ormanları da Balı da Yok Ettiler! Ömer Şan Rize Çeşitli çalışma ve projelerin oluşturduğu geri dönüşümsüz zararlarla gündeme gelen Doğu...
Ovacık’tan Ankara’ya
Ovacık Belediyesi’nin kuruluşuna öncülük ettiği ve geliri öğrenciler için harcanacak olan Ovacık Doğal Ürünleri Satış Ofisinin Ankara şubesi 20 Ekim...
“Kaldık ya la ortada. İphonumu verin, çok bozuğum ona göre”
Ekonomimizin iflas noktasına gelmesi ve dolardaki anormal artışların arkasındaki gerçek nedenleri gizlemek amacıyla Papazın tutuklanması sonucu ABD Başkanı Trump’un Türkiye’ye...
Temelli: Kayyumlar borçlarını da alıp gidecek
Basın büromuz tarafından hazırlanan haberi aşağıda bilginize sunuyoruz:   Yargı bağımsız ve tarafsız olmadığı sürece bu ülkede adaletten söz etmek mümkün...
ADALETİN GÖZLERİNDEN YAŞ EKSİK OLMUYOR
FETÖ ve PKK adına suç işlediği ve casusluk yaptığı iddiasıyla yargılan ve hakkında 35 yıl hapis cezası istenen Papaz Andrew...
Yaylalardaki Katliam İzinliymiş
Doğu Karadeniz’in yaylalarında devam eden Yeşil Yol çalışmalarında dinamit kullanmanın yasak olduğu alandaki patlatmalı yönteme Milli Parklar Müdürlüğünün izin verdiği...
Artvin’in Yusfeli İlçesindeki Dört Kilise Bakımsızlıktan Yıkılacak
Sami Özçelik Artvin Artvin, 3 bin yıl öncesine kadar yerleşim tarihçesi bulunan çok önemli bir ildir. Doğası, kültürü, ve tarihiyle ...
‘Malumunuz’ Yeşil Yol Bu Sefer Marsis’i mi Yıkacak!
Rize Valisi Bölgede İnceleme Yaptı, Çalışmaları İzledi, Bilgi Aldı, ‘İhalesi Yapılmamış İşimiz’ Kalmadı’ Dedi…. Filiz ŞAN Rize Fındıklı’nın Marsis Dağı...
Memleket Toprağını Savunmaya 6 Ayrı Dava!
‘300 Spartalı’ Davası 13 Aralık’a Ertelendi… Artvin’in Cerattepe’sinde, 16 Şubat 2016’da hukuksuz bir şekilde kolluk güçlerini yanına alarak Cerattepe’ye giren...
Dağların Doğaya Hançeri!
Yaylalardaki Yeşil Yol Çalışmaları Güzergahında Geçen İki Günün İzlenimleri… Filiz Şan Rize Karadeniz yaylalarına hançer gibi saplanan Yeşil Yol çalışmaları,...
Ankara Garı’nda 103 can, 103 yürek…
10 Ekim 2015’da katili gördüm. Ankara Garı’nda 103 can, 103 yürek… Yüzlerce yaralı… Katili tanıyoruz… Suruç’ta da görmüştük, Gaziantep’te de,...
Özer Topçu’nun şiirlerinden oluşan bir kitap: Mavi Şimal
Geziye Giden  Yol (politik denemeler) kitabıyla tanıdığımız Özer Topçu ilk şiir kitabı Mavi Şimal’le okur karşısına çıkıyor. Kurgu Kültür Merkezi...
Kamuya ait fabrikaları çeşitli entrikalar yaparak satmakta, ABD bayrağını sallamak kadar şerefsizliktir
Bir cumhurbaşkanı ABD Bayrağını eline alıp ilkokul çocuğu gibi sallayamaz. Sallıyor ise hindir, namussuzdur. Hatta vatan hainidir… CHP’nin iddia ettiği...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ