Reklam
Reklam
$ DOLAR → Alış: 5,34 / Satış: 5,36
€ EURO → Alış: 6,07 / Satış: 6,09

BÜTÜN MARAŞ BU HANÇERDEN UTANMADIKÇA, BU YARA ŞİFA BULMAYACAKTIR.

BÜTÜN MARAŞ BU HANÇERDEN UTANMADIKÇA, BU YARA ŞİFA BULMAYACAKTIR.
  • 19.12.2018
  • BÜTÜN MARAŞ BU HANÇERDEN UTANMADIKÇA, BU YARA ŞİFA BULMAYACAKTIR. için yorumlar kapalı
  • 155 kez okundu
Reklam

 Sırrı Süreyya Önder, Maraş Katliamının arka planına ışık tutan 2013 yılında yazdığı  MARAŞ BİBERİ başlıklı yazısını  hiç bir yorum yapmadan aynen yayınlıyoruz. 

MARAŞ BİBERİ

Denir ki Hz. İbrahim, devrin kralı Nemrut’un putlarını kırarak insanları Allah’ın varlığına inanmaya davet edince, iktidarı sarsılan Nemrut öfkelenir ve Hz. İbrahim’in ateşe atılmasını emreder. Bu zaman zarfında evlerde ateş yakılmayacaktır, yasaklanmıştır. Bütün odunlar İbrahim’in ateşini harlamak üzere toplanır.

O günler, “Urfa dağlarında gezer bir ceylan” günleridir. Bir zalim avcı, avladığı ceylanı pişirmesi için karısına verdiğinde hiç odun kalmadığı cevabını alır. Avcı çare bulmasını istediğinde, kadın ceylanın yağsız bir parça etini önce bir taşın üzerinde döver. Sonra da kırmızı biber, bulgur ve tuzla yoğurur. Bu gün etsiz olarak her köşe başında fast-food versiyonunu gördüğünüz çiğköftenin ortaya çıkışı böyle olmuştur.

Urfa’nın çiğköftesine Maraş’ın biberini karıştırmak Urfalılar tarafından Sarkozy muamelesi görmenize yol açabilir. Onların ‘isot’u varken Maraş’ın biberini duymaya tahammül edemezler. Üstelik haklıdırlar. Arayı şöyle bulabiliriz: Yine denir ki ilk tarım Maraş’ın Afşin ilçesinde yapılmıştır. Kentin kadim ismi Arabissos’tur ve Roma İmparatorluğu’nun, Gordianus (234-238) devrinde Urfa’dan göçen Arap aşiretleri tarafından iskân edilmiştir. [Irfan Shahîd, Byzantium and the Arabs in the Fifth Century, Dumbarton Oaks 1989]

MARAŞ’IN KÖY İSİMLERİ

Afşin, atalarımız Orta Asya’da at koştururken imparator Justinianus tarafından oluşturulan Üçüncü Armenia eyaletinin de yönetim merkezlerinden biridir. Hadi celadetli okurun kalbi kırılmasın “sözde” Armenia eyaleti diyelim. Milli tarih şuurumuza uygun davranmış olalım.
Halkımız beraber ve solo olarak Fransız parlamentosunu döverken araya gitmeyelim. Milli birlik ve beraberlik ruhuna en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde, Meykir, Hunu, Norşun, Arıstıl, Maravuz gibi Maraş’ın köy isimlerinin etimolojik kökenini siz de sormayın, ben de söylemeyeyim.
Maraş’ın başta ticaret ve sanayi odası olmak üzere bütün “sivil” toplum örgütleri ezelden beri biberi Maraş iline tescil ettirme mücadelesi verirlermiş. Nihayet 2002 yılında başarmışlar. Artık Maraş Biberi Maraş iline tescilli. Sanayi ve Ticaret Odası kriterlere uyan bibercilere sertifika ve logo kullanım hakkı veriyor.

DELİ PARALAR DEVRİ

Maraş katliamını günlerdir her açıdan dinlediniz. Katliamın ekonomik-sınıfsal arka planına değinen pek olmadı. 70’li yıllar, tarımda destekleme politikalarının uygulandığı yıllardı. Misal Demirel, buğday ya da pamuğa 10 lira taban fiyat verirdi, Ecevit bunu 15 liraya çıkaracağını ilan ederdi. Demirel, 20’den aşağısının yetmeyeceğini, mazotun litresi ile buğdayın kilosunu karşılaştırarak anlatırdı.
İşte tarım üreticisinin eline “deli” paralar geçmesi biraz bu yüzdendi. Anadolu’da Alevi nüfus, tarih hafızasından dolayı kuş uçmaz kervan geçmez, Yavuz uğramaz yerlere yerleşmiştir. Gezin Anadolu’yu, genellikle Alevi dağda Sünni ovada yerleşiktir. Maraş bunun istisna olduğu birkaç yerden birisidir. Alevi nüfus, ağırlıklı olarak bereketli ovalarda yaşar.
Tarım destekleme politikası ile zenginleşen Maraş ve civarındaki Aleviler Maraş merkeze göçerek “yüzük taşı” misali yerlere talip olmuşlar ve almışlardı. Kent içi ekonomik etkinlik Alevilere geçmiş, Sünni halkın elindeki para da dönemin enflasyonist karakteri gereği süratle pul olmuştu.

ABD görevlisi Alexander Peck de katliam öncesi kenti gezerken şu tezi işlemiştir:“Yakında Aleviler size yiyecek ekmek bile vermeyecekler!”

Dönemin sağcı işadamlarının ve parti başkanlarının yaptıkları toplantılarda neler konuşulduğunu anlatacak bir vicdan ortaya çıkarsa bu bilgiler kapı arkası fısıltılar olmaktan çıkıp aleniyet kazanacaktır.
Aleviler kent içinde görünür ve etkin olunca sosyal hayata da dahil olmuşlardı. Mesela içkili lokantalara aileleri ile birlikte gitmeye başlamışlardı. Eh bu kadar bileşen bir araya gelince geriye bir tek şey kalıyordu; birinin çıkıp “kalkın ey
ehl-i İslam, din elden gidiyor!” 
diye bağırması… Bu işlevi, sosyalist sistemde “Allahsızlığı yayma kürsüsü” olduğunu savlayan ve kadınların bütün parti üyeleri ile sevişip gayriresmi evlilikten çocuk doğurmaları halinde daha fazla ikramiye alacaklarını müjdeleyen “Güneş ne zaman doğacak” gibi “muhteşem” bir film de görebilirdi pekâlâ.

ECEVİT’İN DİRENCİNİN KIRILMASI İÇİN KATLİAM ŞARTTI

Katliam, ABD’nin o günkü nizamat politikasını ancak askeri diktatörlükler eliyle uygulatabilmesi gerçeğine giden yolda Ecevit’in gösterdiği direncin kırılması ve ülkede sıkıyönetim-darbe döngüsünü hazırlaması için şarttı.
Bu plan “gümüş ya da altın hilal” olarak adlandırılan bütün kentlerde değişik versiyonlarla uygulamaya konuldu. Maraş, Sivas, Çorum ve Malatya’da tuttu. Maraş bunların içerisinde en vahşi Kontr-gerilla operasyonlarından birisidir.
Dünya tarihinde, hangi figür damgasını vurursa vursun, bütün katliamların, soykırımların arkasında, mutlaka bir “servet transferi” olgusu vardır. Dolayısıyla işin içinde bir “tapu davası” araştırmayan bütün bakışlar eksik kalmaya mahkûmdur. Bu ülkede bir tarihçi, işgal ve kurtuluş savaşı arasında geçen sürenin uzunluğunu ve ne hikmetse tehcirden dönen Ermenilerin gelmesiyle hızlanan, neredeyse patlayan kurtuluş hikayelerimizi bir de bu gözle anlatsa da dinlesek…
Maraş’ın filmini çekmek için binlerce sayfa belge, bilgi, tanıklık okudum, dinledim.
Beni en çok etkileyenlerden birini paylaşmak isterim.

KOMŞULAR, BİZ ŞİMDİ PERDELERİ KAPATACAĞIZ

Serin ailesi, katliam sırasında Maraş tren garından güçlükle bulunan bir trenle şehir dışındaki Alevi köylerine gidip canlarını kurtarır. Katliam sonrası evlerine döndüklerinde bütün eşyalarının yağmalandığını görürler. Sünni bir komşuları, yağmalamayı, komşuların yaptığını fısıldar.
Serin ailesinin annesi sokağın ortasına çıkar ve onlarla bugüne kadar sürdürdükleri komşuluğu anlatarak şöyle seslenir.
“Komşular! Biz şimdi bütün aile evimize girip perdelerimizi kapatacağız. Bizden yağmaladığınız eşyalarımızı bahçemize bırakın.”
Sabah evin avlusu yağmalanmış mallarla doludur. Aile kendilerine ait olanları alır. Bir traktöre yükler. Kenti terk edeceklerdir. Bırakılan eşyalarda kendilerine ait olmayanlar da vardır. Aile o eşyaları sokağa çıkarıp üzerine şöyle bir not bırakır.
“Bu eşyalar yağmaladığınız diğer ailelere aittir. İmanınız ve vicdanınız varsa bunları da gerçek sahiplerine verin.”
Ve doğdukları yerden, bizzat komşuları tarafından öldürülmeyecekleri, talana uğramayacakları bir başka diyara doğru giderler. Geride bıraktıkları evlerini yok pahasına sattıklarını da bir çocuk bile tahmin edebilir.
Kahramanmaraş Sanayi ve Ticaret Odası geçen muharrem ayında bir kardeşlik iftarı verdi. Şu linkteki videoda (http://www.kmtso.org.tr/video_galeri.php?menuID=108)TRT iftarı naklen veriyor. Muharrem orucunun böyle bir iftar açma geleneği olmadığı saçmalığını bir yana bırakarak spikere kulak verebiliriz.

BİLİN Kİ DIŞ MİHRAKLARDIR

Spiker bütün erkâna aynı gayretkeşlikle şu tespiti yapıyor:
“Bütün Maraş burada.. Eğer Maraş’la ilgili bundan sonra olumsuz bir haber kamuya yansırsa, bilinsin ki bu dış mihrakların işidir öyle değil mi?”
Bu saçma tespite oda başkanı dahil olmak üzere herkes katılıyor. Spiker aynı tespiti Alevi Federasyonu Başkanı Selahattin Özen’e de yaptığında “gurk” ettirten bir cevap alıyor. Özen: “İç mihrak, dış mihrak her neyse bunlardan bir kez bile Aleviler galeyana gelmiyor. Sünnilerin buna engel olması lazım.” Spikerin tespiti kendisiyle sınırlı değil. Aynı ilin valisi de anma törenlerini hukuksuz olarak engellemesini “geçmişi hatırlamak istemiyoruz” gerekçesiyle açıklıyor.
Ah birisi çıkıp unutmanın yolunun ancak yüzleşmekle mümkün olduğunu bunlara tane tane anlatsa…
Ah birisi, hem de Alevi olmayan bir kent sakini çıksa, bu kentte 36 saat içinde yarısından fazlası 13 yaşın altında yüzlerce insan öldürüldü. Gelin toplu olarak gidenlere bir dua, yapanlara bir ah edelim diye haykırsa.
Ticaret Odası, Maraş’ın biberine gösterdiği vefanın birazını da karnında bebeği ile öldürüldükten sonra eti bir çiğköfte misali ezilen gelini, iftarla değil, mahcup ve sessiz bir yasla hatırlamak ve unutturmamak gerektiğini kavrasa. O vali ve benzerleri bir yas evine müstahdem yapılsa.
Odanın iftarında sofraya bıçak konulmamış. Muharrem orucunu açarken zorunlu bir ritüeldir bu. Su da konulmaz. Sebebi Kerbela masumlarının bedenlerine Muaviye zihniyetinin açtığı yaraları hatırlamaktır. Sofraya konulmayan bıçak 33 yıldır Alevilerin böğründe saplı durmaktadır. 33 yıldır bu yaradan kan akıp durmaktadır. “Hatırlamak istemiyoruz” zevzekliği bu hançeri kanırtıp durmaktadır.
Utanmak yalnız kendi yaptıklarımızla ilgili bir eylem değildir. Bazen yapmadıklarımız da utandırır bizi.

Bütün Maraş bu hançerden utanmadıkça, bu yara şifa bulmayacaktır.

Reklam
“BİNALİ YILDIRIM YASALARI TANIMIYOR”
CHP’li Yarkadaş, AKP’li Binali Yıldırım’ın yasaları tanımamayı alışkanlık haline getirdiğini söyledi ve başına gelen bir olayı örnek gösterdi. CHP 26....
MEVZUBAHİS İNŞAAT İSE GERİSİ TEFERUAT! İSTANBUL’A İHANETE DEVAM…
ÇEKMEKÖYDE’Kİ ASKERİ ALAN İMARA AÇILIYOR… CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin,  ‘Askeri alanların imara açılmasını’ Meclis gündeme taşıyarak, “Millet bahçeleri” yapacağız...
GÜÇ KARŞISINDA EĞİLİRSEN HEM HAKKINI HEM ŞEREFİNİ KAYBEDERSİN
AKP’li Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’nun, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu karşısındaki fotoğrafına, CHP tepki gösterdi. Oda Tv’nin haberine göre, CHP Şahinbey...
“‘JAPON ŞİRKET, SİNOP’TAKİ NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ PROJESİNİ ASKIYA ALDI’ İDDİASI”
Sinop Belediye Başkanı Baki Ergül, İnceburun bölgesinde Fransızlarla nükleer güç santrali kuracak Japon şirketin, projeyi askıya aldığına dair Japon medyasında haberlerin...
AÇLIK GREVİNDE 76.GÜN. LEYLA GÜVEN TIBBİ MÜDAHALEYİ KABUL ETMEYECEĞİNİ BEYAN ETTİ
Leyla Güven’in başlattığı açlık grevi eylemi 2,5 ayı geride bırakarak 76’inci gününe girdi. Herhangi bir olumsuzluk yaşanmadan eylemin sona ermesi...
ASGARİ ÜCRETLİNİN 16 YILLIK KAYBI 85 BİN TL
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Fethi Açıkel’in başkanlığındaki CHP Arge – Bilim, Yönetim Kültür Platformu...
BÜYÜK İHANETİN İTİRAFI
Recep Tayyip Erdoğan’ın devleti düşürdüğü hale bakar mısınız? Ethem Sancak itirafları; Liderimiz “sana vermek istiyorum, bu Tank ve Palet Fabrikasını,...
MİMARLAR YETKİLİ KURUMLARI GÖREVE ÇAĞIRIYOR: ANKAPARK’IN AÇILIŞINA İZİ VERMEYİN!…
Mimarlar Odası Ankara Şubesi Ankapark için Ankara Valiliği’ni, İç İşleri Bakanlığı’nı ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni göreve davet etti. Mimarlar Odası...
ADINA İSLAM KELİMESİ EKLENEN ÜNİVERSİTEYE NİHAT HATİPOĞLU REKTÖR YAPILDI
Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanan Nihat Hatipoğlu, havuz medyasında yaptığı dini programlar ve program başına aldığı para...
BÜYÜK İHANETİN  İTİRAFI
Recep Tayyip Erdoğan’ın devleti düşürdüğü hale bakar mısınız? Ethem Sancak itirafları; Liderimiz “sana vermek istiyorum, bu Tank ve Palet Fabrikasını,...
CHP’Lİ ÖZEL’DEN AKP’Lİ LEYLA ŞAHİN USTA’YA MEKTUP
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “İnsan hakları ihlali denilince aslında somut bir iki tane olay bile gündeme getiremiyorlar. Türkiye’de insan...
AFŞİN’İN AKP’Lİ BELEDİYE BAŞKANI KAZANAMAZSAK BİZİ KAZIĞA OTURTACAKLAR
AKP’li Başkandan yerel seçim çıkışı: “Kazanmazsak bizi kazığa oturtacaklar” Cumhur İttifakı Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde de birlikte seçime gitme kararı aldı....
AVRASYA ARAŞTIRMA’NIN ANKETİNE GÖRE ANKARA’DA MANSUR YAVAŞ KESİN KAZANIYOR
Avrasya Araştırma’nın 10 büyükşehir için yaptığı yerel seçim sonuçlarını araştırma şirketinin başkanı Kemal Özkiraz  Twitter hesabından paylaştı. İşte Avrasya Araştırma’nın...
KADIN CİNAYETLERİNE KARŞI ÇIĞLIKLAR SAMANDAĞ’DAN DÜNYAYA YAYILDI
Ukrayna’da katledilen Buket Yıldız ve Zeynep Hüsünbeyi için Hatay Kadın Platformu ve Samandağ Kadın Platformu tarafından Buket Yıldız’ın Ailesinin katılımı...
AKP’Lİ ÜSKÜDAR BELEDİYESİ İSLAM TARİHİNDE BİR İLKİ BAŞARDI VE CAMİLERİ SATILAN MAL YAPTI
Üsküdar Belediyesi, mülkiyeti kendisine ait olan Birlik Camii’ni vergi borcuna mahsuben 29 milyon 732 bin 950 TL bedel üzerinden maliye...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ