Reklam
Reklam
$ DOLAR → Alış: 5,37 / Satış: 5,39
€ EURO → Alış: 6,07 / Satış: 6,10

“İtirazımız, Meclis kendini yok etmeden önceki son kuğu çığlığıdır!”

“İtirazımız, Meclis kendini yok etmeden önceki son kuğu çığlığıdır!”
  • 14.02.2018
  • “İtirazımız, Meclis kendini yok etmeden önceki son kuğu çığlığıdır!” için yorumlar kapalı
  • 297 kez okundu
Reklam
HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Meclis, isterse kendisini gönüllü olarak ortadan kaldırsın, bir kararname devletinin kollarına kendisini bıraksın. Biz kararlarını kendi veren, kendi kendini yöneten, kendinin efendisi olan bir halkın, bir milletin sözcüleri olarak kendimizi yöneteceğimiz bir gelecek için, ister bu Meclis’te ister başka bir zeminde mutlaka bu mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi. Kürkçü, şöyle konuştu:
Acele işe şeytan karışır. Bunu düzeltmek için de Hükümet Meclis’e gelmiş, “Acele ettik, kararnameleri birbirine karıştırdık. Siz bunu düzeltin” diyor ama işin doğrusunu isterseniz, Meclis hakikaten bir Meclis olsaydı ilk başta, bu kararname önüne geldiğinde “Yaş nedir, kuru nedir? Suçlu kimdir? Niçin, kim kimi işten çıkartıyor ve neye dayanarak çıkartıyor?” diye sorar ve zaten bunu önceden iptal ederdi.
Şimdi, kendi işini yapmayan, kendisine iş yaptırılan, esasen kanun hükmündeki kararnamelerle yönetilen, yeni kurulmakta olan kararname devletinin noteri rolüne kendisini indirgemiş bir Meclis, emin olun ki, getirdiğiniz bu yeni düzeltme kararnamesine bir düzeltme kararnamesi daha getirseniz onu da onaylayıp size verecek.
Meclis kendisini ortadan kaldırılıyor 
Sık sık kendisine pek çok yüceltici sıfatlar atfedilen Meclis’in, kendisini ortadan kaldırmakta olduğunu; kendisini anlamsız, değersiz, gereksiz, işe yaramaz kıldığını, bizzat bunu kendi eylemiyle yaptığını bundan iyi ispat edecek bir şey var mı? Bir buçuk yıldan fazla bir zamandır Meclis bir kenara itilmiş, ayaklar altına alınmış. Hiçbir kararı, hiçbir eylemi doğrudan doğruya kendi düşüncesinin ve kendi iradesinin eseri olmayan bir Meclis şimdi kararname tashihi için burada istihdam ediliyor ve bu istihdamın bir parçası olarak da bizler burada konuşuyoruz.
 
Halkın karşısına çıktığında bu dönem milletvekilleri ne diyecekler? 
Çok açık söylemek gerekir: Bugün Türkiye, esasen, bu kararnameler istikametinde oluşturulan bir yeni devletin yönetimi altına sokulmak üzere, adım adım, kendi önceden bildiği devletin sonuna doğru yürütülüyor. Meclis bu gerçeğin farkında mıdır? Bilmiyorum. Bunu bu şekilde tartışmadığına göre bunun farkında değil. Şu halde, kararnamelerle yönetilmekten bu kadar memnun olan bir Meclis’in kendisinin esbabımucibesini, varlık sebebini kendisine ve halka, millete, kendisini seçenlere açıklaması lazım. Eğer önümüzdeki birkaç yıl içerisinde bir seçime gidilecek olursa halkın karşısına çıktığında bu dönem milletvekilleri ne diyeceklerdir? “Biz seçildikten bir süre sonra bütün gücü ve yetkiyi Hükümet’e bıraktık, Hükümet ne derse onu yaptık, yanlış dediğine yanlış dedik, sonra o yanlış dediğine yanlış dedi, biz yanlış dediğine yanlış demesine doğru dedik, sonra onu düzeltmek…” Kendisini böyle mi anlatacak milletvekilleri? Hakikaten milletin vekili olmuş olacak mı böyle?
İtirazımız, Meclis kendini yok etmeden önceki son kuğu çığlığıdır!
Ben, doğrusu, içine düşürüldüğümüz bu zillet hâline Meclis’in silkinip bir cevap vermesini boşuna bekliyorum tabii ki, çünkü Meclis çoğunluğu aslında bu gidişattan memnun; bizim şikayetimiz var, muhalefet partilerinden birinin daha var, öteki muhalefet partisi artık bir iktidar ortağıdır, dolayısıyla onların bir itirazları yok. Bizim dolayısıyla ikili bir hayatımız var; Meclis’in çoğunluğunu oluşturan vekiller, Meclis’in Cumhurbaşkanlığı’nın ayakları altında bir noter haline getirilmesine rıza göstermişlerdir, geri kalanlar sadece ve sadece bu Meclis’in yok olmadan önceki son kuğu çığlığını çıkarmak, tarihe bir iz bırakmak “Bütün bunlar bu memlekette oldu ve biz bunları yaşadık.” diye gelecek kuşaklara bir ibret dersi bırakmak üzere burada konuşuyoruz. Bunun dışında, bugün Meclis, artık bilinen hâliyle, Türkiye’deki iktidarın başlıca kaynağı olarak kendisini ortadan kaldırmaya bizzat Anayasa değişikliğinin yolunu açarak ve hileli Anayasa değişikliğinin sonuçlarını meşru kabul ederek zaten çoktan son vermiş durumdadır. O nedenle ne desek bugünkü durumu açıklamaya yetmez.
 
Meclis hakikaten ortadan kalktığında neyin kaybedildiğini Türkiye anlayacak 
Belki de bu Meclis hakikaten ortadan kalktığında neyin kaybedildiğini Türkiye anlayacaktır. Kör topal da olsa ağır aksak da olsa eninde sonunda iktidarın kaynağı olarak halkın oyuyla seçilmiş bir Meclis ile iktidarın kaynağı olarak bir sultanın arasındaki farkı yüz yıllık kavgadan sonra bir kere daha öğrenmek zorunda kalacaktır. Umarım bu, hepimiz için çok acı bir ders olmaz çünkü şimdiden Meclis denetiminden kurtulmuş olmak, komşularınıza savaş açmak, beğenmediğiniz politik güçlere savaş açmak, Türkiye’nin beğenmediğiniz politik eğilimlerini düşman ilan etmek, Türkiye’yi güvenlikten yana olanlar ve terörizmden yana olanlar olarak ikiye bölmek, muhalefeti doğrudan doğruya bir terörizm kaynağı halinde kurgulamak, işte, sizin gelecek dünyanız bu şekilde belirleniyor. Eğer bu dünyayı kabul edenler varsa onlar kendi geleceklerini demokrasinin, özgürlüğün, eşitliğin, adaletin, barışın olduğu bir dünyada aramıyorlar demektir ama biz, bu dünyayı aramaya devam ediyoruz.
Meclis, isterse kendisini gönüllü olarak ortadan kaldırsın…
Bunun için Meclis, isterse kendisini gönüllü olarak ortadan kaldırsın, bir kararname devletinin kollarına kendisini bıraksın. Biz kararlarını kendi veren, kendi kendini yöneten, kendinin efendisi olan bir halkın, bir milletin sözcüleri olarak kendimizi yöneteceğimiz bir gelecek için, ister bu Meclis’te ister başka bir zeminde mutlaka bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Kararnameler devletini istemiyoruz. Böyle bir devleti yönetmek için halktan vekalet almadık. Buna ortak olanların hepsi gelecekte savaşın, çatışmaların, halk arasındaki ikiliğin kaynağı olarak kendilerini tarihin kara sayfalarına yazdıracaklar. Biz burada değil, halkın yanında yer almaya devam edeceğiz.
Reklam
CHP NİĞDE MİLLETVEKİLİ GÜRER: “TAŞERONUN HAKKINI YERKEN, SOKAKTA RAHAT GEZENE YUH OLSUN”
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM kürsüsünde, işçi yeleği ve baretle işçilerin hakkını savundu. Kamu kurumlarında hakları gasp edilen taşeron işçiler...
SİNYALİZASYON SİSTEMİ DEMİR YOLU SİSTEMİ İÇİN OLMAZSA OLMAZ DEĞİLMİŞ..!
Ulaştırma Bakanı Cahit Turhan “Sinyalizasyon sistemi demiryolu sistemi için olmazsa olmaz değil. Bu sistemin olmamasından dolayı demiryollarında işletme yapılamaz diye bir...
AKP DOĞA KATLİAMINA DOYMUYOR. BU KEZ BEYKOZ ORMANLARINDA  5 BİN AĞACI KESİP 553 VİLLA YAPACAKLAR
CHP İstanb ul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu,  Beykoz’daki ormanlık alan için onaylanan imar planlarına sert tepki göstererek bu katliamı durduracağız...
İZMİR GEDİZ DELTASINDA’Kİ KUŞ CENNETİ TEHDİT ALTINDA
İzmir Barosu, İnsan Hakları Haftası etkinlikleri kapsamında “Körfez Geçiş Projesi’ne karşı Gediz Deltası’nda bulunan Kuş Cenneti’nde bir basın açıklaması gerçekleştirdi....
GAZETECİ CEYDA KARAN, “BEN ARTIK TRENE BİNMEM”
Halk Tv’de  Çağlar Cilara’nın programına katılan Gazeteci Ceyda Karan “ben artık trene binmem çünkü her an bir kaza olabilir. Hiçbir...
HDP ADANA İL YÖNETİCİ ÇIPLAK ARAMAYI KABUL ETMEYİNCE DARP EDİLDİ
Adana İl Yöneticisi Mehmet Kıran’ın darp edildiğini söyleyen babası Şükrü Kıran, olaya ilişkin suç duyurusunda bulunduklarını ifade etti Halkların Demokratik...
BİNALİ YILDIRIM EKONOMİDEKİ KÖTÜ GİDİŞATIN NEDENİNİ YILLAR SONRA BULDU VE GEZİYİ GÖSTERDİ
Binali Yıldırım ekonomideki kötü gidişin nedenini yıllar sonra Gezi Direnişi’ne bağladı. Oysa AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı aylar önce ekonomideki kötü...
TREN KAZASININ SUÇLULARI BULUNDU. KAZANIN SUÇLULARI 3 DDY ÇALIŞANIYMIŞ…
Ankara-Konya seferini yapan Yüksek Hızlı Tren’in Ankara yakınlarında yaptığı kazanın suçluları olarak üç DDY çalışanı gözaltına alındı. Bu durumda suçsuzlar...
“ŞAVŞAT GÜZELLEMESİ”
https://www.youtube.com/watch?v=D0oCnpoITfk
“ŞAVŞAT GÜZELLEMESİ” ÖKSÜZ KALDI
Şavşat muhteşem bir insanını daha elim bir trafik kazasında kaybetti. Aynı zamanda fotoğraf sanatçısı da olan Taner Kara (60) ve...
KAZA DEĞİL CİNAYET. ANKARA’DA YÜKSEK HIZLI TREN RAYDAN ÇIKTI 9 VATANDAŞIMIZ HAYATINI KAYBETTİ
Ankara Konya seferini yapan Yüksek Hızlı Tren, Yenimahalle ilçesine bağlı Marşandiz İstasyonu’nda yol kontrolü yapan kılavuz tren ile çarpıştı. Kazada,...
İ.MELİH GÖKÇEK’TEN ÖĞRENCİYE İĞRENÇ YANIT: YAPIYORSAN SONUÇLARINA KATLANIRSIN
Ankara’nın görevinden azledilen eski Belediye Başkanı İ.Melih Gökçek, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde konuşmacı olarak katıldığı panelde bir...
SARI YELEKLİ GEZİCİLER!
Rasim Yılmaz 11 Aralık 2018 Fransa genelinde “Sarı Yelekliler” adı altında örgütlenen vatandaşların, hükümetin akaryakıta ek vergi koymasına karşı 17...
BIKMIYORLAR ve DOYMUYORLAR. BAKANLIK KISACIK ALTIN MADENİ İÇİN YENİDEN DÜĞMEYE BASTI
2017 yılında ÇED süreci durdurulan Kazdağları’ndaki ‘Kısacık Altın Madeni’ için Bakanlık, yeniden süreç başlattı Büyük bir doğa tahribatı yaratacak olan...
11 ARALIK DÜNYA DAĞLAR GÜNÜ’NÜ HATIRLAYAN OLDU MU?
Dün (11 Aralık) “Dünya Dağlar Günü”yda. Başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere AKP tek adam iktidarı, muhalefet partileri, konuyla...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ